Stranger Than Fiction - Lütfen Beni Öldürme (2006)
Imdb Puanı: 7,7
Yönetmen:Marc Forster
Oyuncular:Will Ferrell, Emma Thompson, Dustin Hoffman
Stay filminden akıllara kazınan yönetmen Forster'ın bir diğer iyi işidir Stranger Than Fiction.
Thompson ve Farrell , oynadıkları roller için biçilmiş kaftan. Kesinlikle çok doğal duruyorlar.
Film Türkçe'ye 'Lütfen Beni Öldürme' olarak çevrilmiş. Orijinal ismini bilmesem bu filmi izlemezdim sanırım. İnsanda ilk etapta bir cinayet filmi intibası bıraksa da aslında film bu düşünceden tamamen bağımsız.
Filmin içerisine fantastik-dram-komedi eşit dozlarda yedirilmiş. Oldukça orijinal bir konuya sahip olmasının yanında çekimleri,kurgusu ve akıcılığı da tam not alabilecek cinsten.Kesinlikle 'farklı' filmler arasında yerini alan, unutulmayacak bir yapım.
Tanrının ellerinden çıkma bir hikayenin içerisinde yaşıyoruz. Burası tamam. Kadere inancınız varsa, sonunda ne olacağı, nasıl olacağı da belli. Bu konuda da anlaştık diyelim.
Gerçek bir hikaye senin hayatını anlatıyor olsaydı nasıl olurdu ?.
Peki ya kendi seçimlerinle yaşadığını sandığın hayatın, birileri tarafından yazılmış bir hikaye olsaydı ?.
Stranger Than Fiction, hayatı oldukça sıkıcı ilerleyen, monotonluğun içinde kendine saçma takıntılar edinmiş -oldukça zeki- bir adamın kafasının içinde onu yönlendiren bir kadın sesi duymasından söz ediyor.
Ve evet, o kesinlikle mental sorunlar yaşayan biri değil.
Her ne kadar Harold da (bir vergi denetim memuru olan ana karakterimiz) ilk etapta aklını kaçırdığını sansa da, bir gün televizyonda kafasının içindeki sesin bir yazara ait olduğuna şahit oluyor.
Sesini duyduğu bu yazar, son romanını bitirmek üzere olduğundan; ana karakterini öldürmeyi düşündüğünden bahsediyor. Kendi hayatıyla aynı seyirde ilerlemiş bu roman ve aklının içinde duyduğu sesin bu tuhaf yazarın sesine oldukça fazla benzemesi Harold'u oldukça endişelendiriyor.
Tam olarak inanamasa da içinde beliren o korku kıvılcımı,onu kendi hayatının iplerini alabilmek, hayatını kurtarabilmek düşüncesiyle panik halinde bu yazara ulaşmaya itiyor.
Hikaye işte tam burada hızını alarak, son zamanlarda izlediğiniz en tuhaf hikayeli film haline geliyor.
Herkes illa ki bir kere 'hayatım bir roman olsa' demiştir kendi kendine. Fakat yazarın romanı nasıl bitireceği hiçbir zaman hesaba katılmaz. Ve sanırım bir de söylenmesi gereken şu ki; hayatımızın sonlanacağı fikrini edindiğimiz an 'sahiden' yaşamaya başlıyoruz. Hayatımızın kıymetini, kendimizi geliştirmeyi, etrafımıza daha dikkatli bakmayı, ölümü düşünmediğimiz zamanlarda sanki biraz hafife alıyoruz.
İşte bu filmde, bir yazar tarafından öldürüleceğini düşünen vergi denetmeni, takıntılı, sıradan bir adam olan Harold'ın, hayatını kurtarmak için yeniden yaşamaya başlayışını, adım adım gelişmesini, keyif almaya başlamasını ve yazara ulaşma macerasını izliyorsunuz.
Böyle fantastik bir düşünceyi tamamen hayattan alıntı yaparak, sade, abartmadan, olduğu gibi yansıtan, akıcılığıyla süresini sıkmadan dolduran film, güzel bir kafanın ürünü.
Hayat hakkında spoiler verdiği de söylenebilir aslında. Bir an için zihninizde bir pencere açsa, hayatınızı gözden geçirmenizi sağlasa, kafi.
Keyifle izleyeceğinizi, diyaloglarını, çekimlerini ve elbette kurabiyelerini seveceğinizi umduğum bir film Stranger Than Fiction.
İyi Seyirler
N. Neşe Şahin
fragman:





Yorumlar